Agrega numune alma ve elek analizi

Agrega numune alma ve elek analizi neden aynı işin iki yarısıdır
Bir tesiste üretilen malzemenin gerçek tane dağılımını bilmenin tek yolu ölçmektir; ancak ölçümün doğruluğu terazinin hassasiyetiyle değil, numunenin temsil gücüyle sınırlıdır. Agrega numune alma ve elek analizi bu yüzden tek bir zincir olarak ele alınmalıdır: kötü alınmış bir numune kusursuz bir laboratuvarda bile yanlış sonuç verir ve bu yanlış sonuç tesis ayarını bozar. Sahada en sık yapılan hata, stok yığınının kolay erişilen yan yüzünden kürekle alınan tek bir kovadır. Yığının yan yüzü, dökülme sırasında iri tanelerin yuvarlanıp aşağıda toplanması nedeniyle malzemenin en yanıltıcı yerlerinden biridir.
Nereden numune alınır
En güvenilir nokta hareket halindeki malzeme akışıdır. Bant konveyörün boşaltma ucundan, akışın tüm kesitini kesecek bir kap ya da numune kepçesiyle alınan kesitler, yığın yüzeyinden alınan her numuneden daha temsilidir. Bant durdurulabiliyorsa, bandın belirli bir uzunluğundaki malzemenin iki çerçeve arasından sıyrılarak tümüyle toplanması en doğru yöntemdir. Akıştan alınırken tek bir kesit değil, vardiya boyunca eşit zaman aralıklarında alınmış birkaç kesit birleştirilir; buna birleşik numune denir ve zamana bağlı dalgalanmayı içine alır.
Stoktan alınmak zorunluysa üç kural işi kurtarır: yığının farklı yükseklik ve yönlerinden en az beş noktadan alınır, her noktada yüzeydeki ilk katman kürekle kenara atılıp altındaki malzemeden alınır, ve numuneler tek bir kapta birleştirilir. Kamyon kasasından alınacaksa yüzey düzlenip kasanın farklı bölgelerinden çukur açılarak alınır.
Kütle indirme: çeyrekleme
Sahadan gelen birleşik numune deney için gereken kütlenin çoğu zaman kat kat üzerindedir ve doğrudan küçültülemez. Kütle indirmenin iki kabul gören yolu vardır: numune bölücü kullanmak ya da çeyrekleme yapmak. Çeyrekleme, numunenin temiz ve sert bir zeminde konileştirilip yayılması, dört eşit dilime ayrılması, karşılıklı iki dilimin atılıp kalan ikisinin birleştirilmesi ve gereken kütleye ulaşılana kadar bunun yinelenmesidir. Malzeme ayrışmaya yatkın olduğunda dilimleri ayırmak için sac ya da ahşaptan bir bölme kullanılması, kürekle göz kararı bölmekten belirgin biçimde daha güvenilirdir.
Deney kütlesi en büyük tane boyutuna bağlıdır
| En büyük tane boyutu D (mm) | En az deney kütlesi (kg) |
|---|---|
| 63 | 40 |
| 32 | 10 |
| 16 | 2,6 |
| 8 | 0,6 |
| 4 ve altı | 0,2 |
Tablodaki değerler yaklaşık olarak D bölü 10'un karesi kadar kilogram şeklinde de hesaplanabilir; 32 mm için bu hesap 10 kilogram civarına, 16 mm için 2,6 kilograma çıkar. Yoğunluğu alışılmış aralığın belirgin üzerinde olan malzemelerde kütle, hacmi aynı tutacak biçimde arttırılır. Deney kütlesinin küçültülmesi en sık yapılan sapmadır ve iri fraksiyonu doğrudan çarpıtır: 32 mm malzemede 2 kilogramlık bir deney kütlesi, en iri elekte tek bir tanenin varlığı ya da yokluğunun yüzdeyi birkaç puan oynatmasına yol açar.
Elek yükünün sınırı
Analiz sırasında ikinci bir sınır vardır: eleme bittiğinde herhangi bir elek üzerinde kalan malzeme kütlesi, o eleğin alanı ile göz açıklığının çarpımının iki yüze bölümünü aşmamalıdır. Bu sınır aşıldığında üst elek tıkanır, alt fraksiyonlar geçemez ve dağılım yapay olarak irileşir. Çözüm, numuneyi tek seferde değil iki ya da üç partide elemektir.
Hesap ve tipik bir sonuç tablosu
Elemeden sonra her elek üzerinde kalan kütle tartılır, tabladaki ince kısım da eklenir ve toplam, başlangıç kütlesiyle karşılaştırılır. Toplamdaki kayıp yüzde birin belirgin üzerindeyse analiz tekrarlanır. Ardından her elek için geçen yüzde hesaplanır. 32 milimetrelik bir malzemede 10 kilogramlık deney kütlesiyle yapılan bir analiz şöyle görünür:
| Elek (mm) | Üstünde kalan (kg) | Geçen (%) |
|---|---|---|
| 31,5 | 0,20 | 98,0 |
| 22,4 | 1,85 | 79,5 |
| 16 | 2,60 | 53,5 |
| 11,2 | 2,05 | 33,0 |
| 8 | 1,60 | 17,0 |
| 4 | 0,95 | 7,5 |
| 2 | 0,45 | 3,0 |
| 0,5 | 0,20 | 1,0 |
| 0,063 | 0,08 | 0,2 |
| Tabla | 0,02 | - |
Bu tabloda okunması gereken tek sayı yoktur; eğrinin biçimi okunur. Örnekte malzemenin yarısı 16 milimetrenin altındadır ve 0,063 milimetre altı oranı yüzde yarımın altında kalmıştır. İki uçtaki bu değerler ürün sınıfının hangi kullanıma uyduğunu belirler.
Sonuç tesis ayarına nasıl döner
Elek analizi bir rapor değil bir ayar talimatıdır. Eğri beklenenden iri çıkmışsa ilk bakılacak yer eleğin kendisidir: yırtılmış ya da tıkanmış tel, eğim ve titreşim genliği, ve besleme yükü. İnce fraksiyon beklenenden yüksekse tersiyer kademedeki kırıcı boşluğu ve besleme dolgunluğu sorgulanır. Ara fraksiyonda beklenmeyen bir çukur oluşuyorsa, iki kademe arasındaki boşluk ayarı örtüşmüyor demektir. Elek katı seçiminin ve göz açıklıklarının ürün eğrisi üzerindeki etkisi en hızlı şekilde konvansiyonel titreşimli elek üzerinde denenerek görülür, çünkü kat değişimi doğrudan eğrinin kırılma noktalarını kaydırır.
Kayıt düzeni
Her analizin başına dört bilgi yazılır: numunenin alındığı nokta, alınma saati ve vardiya, o anda çalışan kademeler, ve besleme malzemesinin kaynağı. Bu dört bilgi olmadan eğriler karşılaştırılamaz. Aynı stoktan bir hafta arayla alınan iki numunenin farklı çıkması normaldir; farkın nedenini bulmayı sağlayan şey eğrinin kendisi değil bu dört satırdır. Ölçüm düzeni kurulduğunda elek analizi, ocak planlamasından ürün şartnamesine kadar uzanan maden mühendisliği kararlarının ortak dili olur.
Ürün sınıflarınız için hangi elek serisinin ve hangi numune alma sıklığının uygun olduğunu belirlemek isterseniz, mevcut akış şemanız üzerinden ölçüm noktalarını birlikte çıkarabiliriz.
Teknik terimlerin açıklamaları: Terimler Sözlüğü




